Ekmek Gibi...

Başlık: 
Ekmek Gibi... 
Kaynak: 
Ulus, "Günaydın" No 13216, s. 1 
Tarih: 
1960-06-17 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi / Atatürk Kitaplığı 
Metin: 
GÜNAYDIN

BÜLENT ECEVİT

EKMEK GİBİ...

Türk milleti, son yıllarda katlandığı ağır mânevi ve maddî sıkıntıları bile hafif gösterecek kadar büyük felâketlerden, Ordusunun müdahalesiyle kurtuldu. Ama son dakikada kurtuldu. Bir çoğunun mezarı bile bulunamıyan şehitler vererek kurtuldu. İhtilâlle, yani ciddî bir ameliyatla kurtuldu. Birkaç günlük, belki de bir günlük bir gecikme, felâketin önlenmez duruma gelmesine, hiç değilse, çok daha ağır kayıplar pahasına önlenebilecek duruma gelmesine sebep olabilecekti.

Oysa, insanlık hak ve hürriyetleri, insanlık haysiyeti üzerinde, ihtilâlden önceki bir ay boyunca toplu olarak gösterilen hassasiyet, birkaç yıl önceden beri gösterilse idi, bunların hiç birine yer kalmayabilirdi. Demokratik hayatımız, bugünkü gibi bir ciddî ameliyata ihtiyaç göstermeksizin, normal gelişmesine devam edebilirdi.

Gerçi, Ordunun kurduğu geçici Millî Birlik İdaresi, demokratik hayatımızın bir daha ordu müdahalesine, bir daha böyle bir ameliyata muhtaç kalmaması için gerekli hukukî teminat müesseselerini kendi eliyle kurup millete sunma hazırlığı içindedir.

Fakat tarih, böyle müesseselerin de, ruhsuz kalırlarsa yetersiz olduklarını gösteren örneklerle doludur. Bu müesseselere ruh katacak olan, her meslekten yurttaşların insan hak ve hürriyetlerine, kendi insanlık haysiyetlerine her an sahip çıkmalarıdır.

İtiraf etmeliyiz ki, hak ve hürriyetlerimize, insanlık haysiyetimize ve bütün bunların sağlayıcısı olan demokratik düzene uzanan elleri uzandıkları anda yakalayıp bükecek uyanıklığı toplum olarak göstermemişizdir. Basın ve muhalefet, uzun yıllar, mücadelede, o mücadeleye rahatça katılabilecek durumdaki kimselerin pek çoğu tarafından, yalnız ve desteksiz bırakılmıştır.

Basın hürriyetine kelepçe takıp muhalefeti ezen, üniversite bağımsızlığını kısıp adalete baskı yapan eller, radyoda millete söven, yalan söyleyen diller, toplumun uyanıklığı ve tepkisi ile gününde bükülmüş olsa idi, insanlık haysiyetimizi, millî şerefimizi, hattâ yaşama hakkımızı son dakikada kurtarmak için, ne ülkücü gençler göğüslerini kurşunlara siper etmek, bir çoğunun izi, yeri bile bilinmeyen şehitler vermek, ne de Ordu idareye el koymak gerekliliği ile karşı karşıya kalırdı.

Peron'un devrilişinden sonra rastladığım bir Arjantinli gazeteci,

— Biz, Arjantinliler, demişti, Peron idaresinde geçirdiğimiz tecrübeden bir değerli ders aldık: Hürriyetin de, ekmek gibi, her gün yeniden kazanılması gerektiğini anladık!

Biz de eğer, 10 yıllık Demokrat Parti iktidarı tecrübesinden bu dersi çıkarabilmişsek; hürriyetin, ekmek gibi, her gün yeniden kazanılması gerektiğini kavrayabilmişsek; 10 yılımız boşuna geçmemiş, gençlerimiz göğüslerini kurşunlara boşuna siper etmemiş, boşuna şehitler vermemiş, Türk Ordusu 27 Mayıs ihtilâlini, bu «centilmen ihtilâli» ni, boşuna yapmamış olacaktır; ve Millî Birlik İdaresi, demokrasimiz için memleketin en yetkili hukukçularına hazırlatmakta olduğu hukukî teminat müesseselerini boşuna kurmuş olmayacaktır. 

Dosyalar

1960.06.17.jpg
1960.06.17_B.jpg
1960.06.17_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Ekmek Gibi...,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 30 Kasım 2021, https://ecevityazilari.org/items/show/1184 ulaşıldı.