DP'nin Durumu

Başlık: 
DP'nin Durumu 
Kaynak: 
Ulus, "Günaydın" No 13201, s. 1  
Tarih: 
1960-05-30 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi / Atatürk Kitaplığı 
Metin: 
GÜNAYDIN

BÜLENT ECEVİT

D.P.'nin durumu

Anayasa Komisyonunun Milli Birlik Komitesi Başkanına sunduğu rapor, Türk Ordusunun başardığı hareketin ne kadar meşru ve ne kadar yerinde bir hareket olduğunu tereddüde yer bırakmıyacak bir açıklıkla belirtmektedir. Bu, devlet idaresinde meşruiyetin iadesi için, devlet idaresini meşruiyet dışına ve ahlâk dışına çıkmış bir zümrenin ellerinden kurtarmak için girişilmiş bir harekettir.

Rapor «Bugün içinde bulunduğumuz durumu âdi ve siyasi bir hükümet darbesi saymak doğru değildir», diyor.

Bu durumu bir «hükümet darbesi» saymak doğru olmadığı gibi, zaten mümkün de olamaz. Çünkü ortada, herhangi bir hukukî tarife sığacak «hükümet» kalmamıştı.

Millî Birlik Komitesinin Meclisi feshini de Meclise karşı bir darbe saymak mümkün değildir. Çünkü, gene Anayasa Komisyonunun belirttiği gibi, «Milleti temsil etmesi gereken Büyük Millet Meclisi siyasi iktidar tarafından hakikî bir teşrî organ olmaktan çıkarılarak şahıs ve zümre menfaatine hizmet eden bir parti grupu haline getirilmiş olmak suretiyle fiilen münfesih hale gelmişti.»

Demokrat Parti Hükümetinin ve Meclisin bu hukuk dışı durumu kabul edilince Demokrat Partinin ve Demokrat Parti Meclis Grupu Üyelerinin durumları üzerine de eğilinmesi pek tabiidir.

D.P. Meclis Grupunun istisnasız bütün üyeleri, D.P. hükümeti ile suç ortağıdırlar. Oyları ile iştirak ettikleri başka bütün suçlar bir yana bırakılsa bile, 15 kişilik Tahkikat Encümenine sınırsız yetkiler tanıyan ve gerçekte Anayasanın ve bütün kanunların iptali demek olan kanunu kabul etmiş olmakla, D.P. Grupu üyeleri, D.P. hükümetinin, D.P. iktidarının ve Büyük Millet Meclisinin gayrımeşru hale gelmesinde, bütün D.P. hükümeti lideriyle, Tahkikat Encümeni üyeleriyle, kanun teklifini imzalıyanlarla, ve baş tertipçilerden biri olduğunda şüphe bulunmayan sabık Cumhurbaşkanı ile aynı ölçüde sorumluluk altına girmişlerdir.

Sadece 3 Milletvekili — biri D.P. den ikisi milletvekilliğinden ve D.P. den — istifa etmek suretiyle sorumluluktan kurtulmuşlar, fakat onların dışında hiç bir D.P. milletvekili «ben bu kanuna oy vermedim» diyecek ölçüde bile bir protestoda bulunmamıştır.

Bu kanunun çıktığını bile bile Demokrat Partide kalanlar da D.P. milletvekilleri kadar sorumluluğa katılmışlardır. Bu kanunu çıkaranlardan, bu kanuna oy verenlerden hesap sormak için bir fevkalâde kongre toplamağa bile hiç bir D.P.li açıktan teşebbüs etmemiştir. Denebilir ki, normal kongresini 5 yıldır yapamıyan bir parti teşkilâtı fevkalâde kongreye nasıl teşebbüs edebilirdi?

Fakat bu sorunun karşısına hemen başka bir sorunun dikilmesi mukadderdir: 5 yıldır kongresini yapmayan bir parti, Cemiyetler Kanununa göre artık bir «parti», bir siyasi cemiyet sayılabilir mi idi?

Gerçek odur ki, D.P. hükümetinin gayrımeşru ve Büyük Millet Meclisinin fiilen münfesih hale gelmesinden çok daha önce Demokrat Partinin kendisi gayrımeşru ve fiilen münfesih hale gelmişti.

Bu durumda, demokrasimizi kurtarmak için girişilen cesurane ameliyede, Demokrat Partinin herhangi bir rolü olabilmesine imkân bulunup bulunmadığı, üzerinde durulması gereken bir ciddî mesele olarak ortaya çıkmaktadır. 

Dosyalar

1960.05.30.jpg
1960.05.30_B.jpg
1960.05.30_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“DP'nin Durumu,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 30 Kasım 2021, https://ecevityazilari.org/items/show/1175 ulaşıldı.