Dış Politikamız II

Başlık: 
Dış Politikamız II 
Kaynak: 
Son Havadis, "Dünya Politikası" 
Tarih: 
1953-03-01 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi 
Metin: 
Dünya Politikası

1/3/1953

DIŞ POLİTİKAMIZ: II

Yazan: Bülent ECEVİT

(Dünkü sayıdan devam)

Dışişleri Bakanının, bütçe görüşmeleri münascebetiyle yaptığı konuşmada aydınlatılmış olan hususları yorumlamaya devam ediyoruz:

2. Tunus ve Fas meselesinde hükümetimizin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda tuttuğu yol, bazı Türk gazetelerinde tenkidlere yol açmıştı. Dışişleri Bakanı, bu tenkidlerin “kötü niyet”ten doğmuş olmasına da ihtimâl veriyor. Böyle bir ihtimali Bakanın hiç hatırına getirmemiş olmasını gönül isterdi. Yakın zamana kadar Osmanlı Devletinin birer parçası olan bu iki memleket halkı tarafından beslenen bağımsızlık emellerine, bazı Türk gazetelerinin, ortada bulunan “teknik ve hukukî” engelleri göremeyecek kadar yakın bir ilgi göstermesindeki iyi niyetten şüphe etmeye yer olmasa gerektir.

Kaldı ki, Tunus ve Fas halkına olan tarihî ve hissî bağlarımızı hesaba katmasak bile, herhangi bir ulusun bağımsızlık isteğini desteklemekte “kötü niyet” aranması, herhâlde doğru olmaz.

Milletlerarası meselelerin “teknik ve hukukî” cepheleri, sorumlu devlet adamlarını ilgilendirir. Bütün insan topluluklarının tam bağımsızlığa kavuşması önündeki “teknik ve hukukî” engellerin zorlanıp zamanla tamamen ortadan kalkması ise, ancak, sorumlu devlet adamlarının, kendilerine nisbetle daha az sorumlu olan çevrelerce tazyik edilmeleri neticesinde mümkün olabilir.

Dışişleri Bakanı, Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna bu konuda verilen iki karar suretinden, Fransa ile Fas ve Tunus arasındaki meseleye aktif bir şekilde müdahaleyi tazammun etmeyen, sadece, anlaşmazlıklarm âdilâne bir şekilde hâllini tavsiye eden karar suretini desteklediğimizi belirtmiştir.

Gerçekten, böyle bir yol tutmanın Birleşmiş Milletler Beyannamesine daha uygun olduğu ileri sürülebilir. Çünkü, Beyannamede, sık sık, bütün ulusların eşit hükümranlık haklarına sahip olması gerektiğine dair cümleler seçmekle beraber, Birleşmiş Milletlerde müstemlekeci devletlerin de üye bulunduğu gerçeği gözden uzak tutulmamıştır. Üye devletler, kendilerine tabî memleketleri Milletlerarası Vesayet Sistemine devredip etmemekte serbest bırakılmakta; sadece, bu devletlerden, tabî memleketlerde demokratik, sosyal ve ekonomik gelişmeleri desteklemeleri istenmektedir. Üye devletlerin bu şartları yerine getirip getirmediğini tesirli bir şekilde kontrol edebilmek için bile Birleşmiş Milletlerin elinde hiç bir kesin yetki yoktur.

Bu bakımdan, Dışişleri Bakanının, Fas ve Tunus meselesindeki “teknik ve hukukî” cephelere dair sözleri, yerinde sayılmak gerekir. Bu hususda kusurlu olan, Türk Hükümetinin tuttuğu yol değil, olsa olsa, kuruluşu sırasında, Birleşmiş Milletlerin tuttuğu yoldur. Birleşmiş Milletler Beyannamesinde, bağımsız ulusların menfaatlerinin yeteri kadar gözetilmediği bir gerçektir.

3. Avrupa Konseyi konusunda Dışişleri Bakanı, Konsey üyelerinden 6 devletin (Fransa, Batı Almanya, Hollanda, Danimarka, Belçika, Lüksemburg) kendi aralarında bir birlik kurma yolundaki teşebbüslerini özetledikten sonra, şöyle demiştir:

“Yakından takib ettiğimiz bu hareketlerin, Avrupa tesanüdünün Büyük Avrupa, yani azası bulunduğumuz Avrupa Konseyi esası üzerinde inkişâf eylemesine engel teşkil etmemesi için lâzım gelen tedbirlerin de derpiş edilmekte olluğunu görmekle bahtiyarız”.

Son zamanlarda Avrupa Konseyi içinde iki cereyan belirmiştir: Federalizm ve Konfederalizm. Federalistler, şimdilik yalnız altı Batı Avrupa devletinin aralarında bir federasyon kurmasını, bunun, ilerde, daha büyük bir Avrupa federasyonu için çekirdek teşkil edeceğini ileri sürmektedirler. Altı Batı devletleri arasında kurulacak bir federasyonun, gerçekte niçin daha büyük bir Avrupa federasyonuna yol açamayacağı hakkındaki düşüncelerimizi 25 ve 26 Ocak tarihli Son Havadis’de çıkan “Federalizm - Konfederalizm” başlıklı yazılarımızda izaha çalısmıs, ve, konfederalizm tarafdarlarının. ilerde geniş bir Avrupa birliği kurulmasına daha fazla hizmet etmiş olacakları kanaatini ileri sürmüştük.

Hükümetimizin de konfederalizm tarafdarı olduğunu, Dışişleri Bakanının yukarıdaki sözlerinden anlamış bulunuyoruz. Çünkü bu sözlerile Bakan, gene kapalı bir lisanla, 6 devlet arasındaki teşebbüslerin, “Büyük Avrupa” yolundaki gelismelere engel teşkil etmesi ihtimâli bulunduğunu teslim etmiş olmaktadır. 

Dosyalar

1953.03.01.RE_B.jpg
1953.03.01.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Dış Politikamız II,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 20 Kasım 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/107 ulaşıldı.