Menderesleşmek

Başlık: 
Menderesleşmek 
Kaynak: 
Halkçı (Yeni Ulus), "Günün Işığında" s. 3 
Tarih: 
1954-04-28 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi 
Metin: 
GÜNÜN IŞIĞINDA:

Menderesleşmek

Arjantin’den gelen bir haber pek hoşlarına gitmiş olmalı ki dün Zafer gazetesine de almışlar. Bu haberde şöyle deniyor:

«Buenos Aires’de konuşulan İspanyolcaya yeni bir fiil daha girmiştir. Bu yeni fiil «peronisar», yani «peronlaştırmak» tır. Bu yeni fiil, Arjantin gençliğini, Arjantin Cumhurreisi General Juan Peron’un meydana getirdiği eserlerin mükemmeliyetine ikna etmek mânasında kullanılmaktadır.....»

Böyle bir söze bizim şiddetle ihtiyacımız vardı. Dört yıldır yapılanları adlandıracak bir kelime bulamıyor, sütunlar dolusu yazmak, saatlerce konuşmak zorunda kalıyorduk. Halbuki tek bir kelime ile de meramımızı ifade edebilirmişiz.

Meselâ, Meclisinde muhalefete gensoru açtırılmıyan, basına isbat hakkı tanınmıyan, Meclise danışmaksızın harb kararı verilebilen, makabline şamil kanunlar çıkartılan, mahkemesiz hüküm verilip ceza infaz edilen, siyasî partileri bir sulh yargıcının vereceği kararla kapatılabilen, muhalefet toplantılarına sopalarla hücum edilirken valileri ve emniyet kuvvetleri seyirci kalan, kanunları yalnız muhalefete tatbik edilen, siyasete karıştığı iddiasile bir üniversite mensubunun profesörlük ünvanı geri alınabilen, Başbakanı askerî uçaklarla seçim propagandasına çıkan, partilerüstü Cumhurbaşkanının seçim nutukları radyolarla yayınlanan, devlet radyosunda muhalefete küfür edilip cevap hakkı tanınmıyan, halkın vergi diye ödediği paralarla hükümeti destekliyecek bir basın kurulan bir memlekette demokrasi olduğuna kanaat getirenler için, sadece, «menderesleşti» deriz.

Kasapta 5 liraya et alırken hayatın ucuzluğundan bahsetmiye de «menderesleşmek» denebilir.

Boş bir tarlaya çaktığı iki kazığın arasındaki kurdelâyı kesmekle bir fabrika açtığını farzedenlere ise, «serap gördü» anlamında, «menderesleşti» diyebiliriz. Gazetelerde bu fabrikanın açılışında da, meselâ, «dün büyük bir şeker fabrikası törenle «menderesleştirildi», diye bahsederiz.

Bir söz verip sözümüzün tersini yaparsak gene «menderesleşmiş» oluruz.

Bir yabancı memlekette «Türkiye’den Zarar Görenler Derneği» kurulduğu bir sırada malî itibardan, bir büyükelçimiz bir yabancı devlet tarafından kovulup da biz o devlete tarziye verdiğimiz sırada dış itibardan bahsetmiye ise, «mendereslik etmek» denebilir.

Demeçlerinde resmî istatistiklere aykırı rakamlar veren bir başbakan için de «rakamlara mendereslik ediyor» denmesi caizdir.

Siyasî toplantılarda kürsüden küfretmeyi âdet haline getirenlere ise, sadece, «menderes» deriz. Fakat, büyük siyasî demagoglardan da «o, büyük bir menderestir» diye bahsedebiliriz.

Ama böyle bir kelime, en çok, oğullarına öğüt vermek istiyen ana ve babaların işine yarıyacaktır. Hamlet’teki Polonius gibi uzun uzadıya öğütler sıralıyacakları yerde, kısaca, «oğlum, menderesleşme!» der, keserler.

Bülend ECEVİT 

Dosyalar

1954.04.28.RE_B.jpg
1954.04.28.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Menderesleşmek,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 18 Mayıs 2022, https://ecevityazilari.org/items/show/221 ulaşıldı.