Bayar'ın Ürdün Demeci

Başlık: 
Bayar'ın Ürdün Demeci 
Kaynak: 
Ulus, "Günün Işığında", s. 3 
Tarih: 
1955-12-26 
Lokasyon: 
Atatürk Kitaplığı, 152/29 
Metin: 
Günün IŞIĞINDA

Bayar'ın Urdün demeci

Dünkü Zafer Gazetesi, «Ürdün beyanatının resmî muhasebesi» başlıklı başyazısında, «Halk Partisi muhalefetinin açmak istediği mesnetsiz iddialara dayanan bir münakaşa mevzuu da böylece kapanmıştır» diyor.

Oysa ki, bu konuda sözlü soru önergesi veren Sayın Kemal Güven (Kars, C. H. P.), C. H. P. nin isteği üzerine değil, Cumhurbaşkanının bir demeci üzerine açılmış bir tartışma konusunu bir an önce kapatıp, Türkiye'yi dünya halkoyu karşısında güç bir durumdan kurtarabilmek için elinden geleni yapmış ve Dışişleri Bakanı Prof. Fuat Köprülü'ye, Cumhurbaşkanının Ürdün'deki sözlerinin Türkiye'yi taahhüt altına sokmadığına dair kesin bir açıklama yaptırabilmek için en elverişli zemini hazırlamış olduğu halde, gerek Prof. Köprülü gerek iktidar sözcüsü gazete, tartışma konusunu inadına deşmekte, açmakta, dünya halkoyunun önüne sermekte ısrar etmişlerdir.

Memlekete karşı sorumluluğunu partizan düşünceler üstünde tutan bir Dışişleri Bakanı için bu kadar nazik bir konuda yapılacak tek şey, Türk Cumhurbaşkanının Türkiye'yi dışarıda taahhüt altına sokacak demeçler vermeğe yetkisizliğini hatırlatmaktan, o itibarla da ancak şahsi bir mütalâa mahiyeti taşıyabilecek böyle bir demecin, münhasıran Birleşmiş Milletler prensipleri göz önünde tutularak verilmiş olabileceğini belirtmekten ibaret olabilirdi.

Fakat Prof. Köprülü bununla yetinmemiştir. Cumhurbaşkanının Ürdün — İsrail sınırındaki demecini, Ortadoğu'daki taahhütlerimiz çerçevesi içinde de hararetle savunmuş, haklı ve yerinde göstermek istemiştir. Hattâ Ortadoğu'daki siyasi durumun «böyle bir beyanatı istilzam eder» mahiyette olduğunu söyliyecek kadar ileri gitmiştir.

Dışişleri Bakanının Meclis kürsüsünden açıkladığına göre, Cumhurbaşkanı, Ürdün — İsrail sınırında, Ürdünlülere şunları söylemiştir:

«Biz, sulh, emniyet ve asayiş taraftarıyız. Her milletin hürriyet ve istiklâline sahip olarak yaşamasına taraftarız. Her taarruzu, kimin tarafından vâki olursa olsun daima fena nazarla karşılarız.Eğer kardeş Ürdün'ün ordusu bir gün haksız bir tecavüze uğrarsa, o zaman Türk ordusu onların yanında görülürse bundan hayret duyulmamalıdır.»

«Her taarruzu, kimin tarafından vâki olursa olsun daima fena nazarlarla» karşılamak şüphesiz yerinde bir harekettir. Ama, yeryüzünde, Cumhurbaşkanımızın fena nazarla karşılıyacağı her taarruz karşısında Türk ordusu harekete geçip «haksız tecavüz» e uğramış milletin yardımına koşacak olursa, bu, Türk ordusunun yok yere harcanmasından ve kendi güvenliğimizin tehlikeye düşmesinden başka bir sonuç vermez.

Kaldı ki olaylar da bu demecin ne kadar yersiz ve zamansız olduğunu göstermiştir: Cumhurbaşkanımız, «Eğer Ürdün ordusu bir gün haksız bir tecavüze uğrarsa, o zaman Türk Ordusu onların yanında görülürse bundan hayret duyulmamalıdır,» diye, Ürdün — İsrail sınırında demeç verdikten birkaç hafta sonra, Ürdün halkının Türkiye'ye karşı hissiyatını ne şekilde belirttiği malûmdur. Sorumlu Ürdün devlet adamlarının, bu hissiyati, ister istemez desteklemek zorunda kaldıkları da malûmdur.

Öyle iken, Dışişleri Bakanımızın ağzından, siyasi durumun «böyle beyanatı istilzam eder» mahiyette olduğunu işitmek çok gariptir.

Türk Dışişleri Bakanı bu kadarla da kalmamış, «Filistin meselesile yakın alâkamıza ahdî bir mahiyet vermiş oluyoruz,» diyerek, Cumhurbaşkanının Türkiye'yi asla taahhüt altına sokmaması gereken sözlerini âdeta Türk Hükümetine, bir siyasetin açık ifadesi olarak benimsetmek istemiştir.

Dışişleri Bakanımızın bu sözlerinin ışığı altında, Büyük Millet Meclisi, Ortadoğu'da ne gibi taahhütler altına girmekte olduğumuza dair Hükümetten geniş izahat istemelidir.

Bülent ECEVİT 

Dosyalar

1955.12.26.jpg
1955.12.26_B.jpg
1955.12.26_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Bayar'ın Ürdün Demeci,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 20 Kasım 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/533 ulaşıldı.