Eğitim ve Kültür

Başlık: 
Eğitim ve Kültür 
Kaynak: 
Halkçı (Yeni Ulus), "Günün Işığında" s. 3 
Tarih: 
1954-07-20 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi 
Metin: 
GÜNÜN IŞIĞINDA:

Eğitim ve kültür

Doğu illerimizin eğitim ihtiyacını karşılıyacak yeni bir üniversite kurulması, yurdumuzda büyük bir boşluk dolduracaktır. Fakat kültür hayatımızdaki boşluklar yalnız üniversitelerle kapatılamıyacak kadar çoktur.

Kaldı ki bizde henüz üniversiteler, kültürel kalkınmamıza doğrudan doğruya hizmet eden birer kurum hâline gelememiştir. Bizde üniversiteler, halk deyimile bir «altın bilezik» edinmek için gençlerin 4-5 yıllarını geçirdikleri yüksek dereceli birer meslek okulu durumundadır. İnsana hayatta bir diploma lâzım olduğu düşüncesi zihinlerimizde ikinci, üçüncü plâna itilmedikçe, üniversite eğitimi başlı başına bir gaye olamıyacak, meslek edinmek için bir vasıta olarak kalacaktır.

Bunu da belki tabiî saymak gerekir. Memleketimizin ehliyetli memur ve meslek adamı kadroları doluncıya kadar, üniversite eğitiminin bir vasıta olmaktan çıkıp bir gaye hâline gelmesine belki imkân, hattâ belki de lüzum yoktur.

Fakat bu kadroların dolması daha çok yıllar ister. Bir kültürel kalkınma hamlesine girişmek için o kadar uzun bir zaman bekliyemeyiz. Bir yandan üniversitelerimizi çoğaltıp geliştirerek memleketin yüksek eğitim ihtiyacını karşılarken, bir yandan da, memleketin kültürel kalkınmasını hızlandıracak başka yollar aramak zorundayız.

Bu zorunluluğu görmüş Millî Eğitim Bakanlarımızın başında Hasan - Âli Yücel gelir. Kültürel kalkınmanın, bilhassa memleketimiz için, eğitimden ayrı bir dâva olduğu onun zamanında kavranmış ve Millî Eğitim Bakanlığının çalışma çevresi okul ve üniversiteler dışında da genişletilmiye başlamıştı.

Sayın Yücel’in Bakanlığından sonra çeşitli sebeplerle yavaş yavaş bırakılan bu görüşün son izleri, Demokrat Parti iktidarı sırasında büsbütün silinmiştir.

Eğer Millî Eğitim Bakanlığı çalışmalarının yalnız eğitim ihtiyaçlarımızla çevrelenmesi gerekli görülüyor, bu Bakanlığın omuzlarına daha başka görevler de yüklenmesi doğru bulunmuyorsa, kültürel kalkınmamızı programlaştırıp teşkilâtlandıracak başka bir bakanlık kurulması da düşünülebilir.

Atatürk devrimlerinin memleket ölçüsünde ve kısa zamanda benimsenmesi, ancak, bütün memlekete yaygın bir Batı kültürü temelinin kurulmasile sağlanabilir. Bugün bu temel Ankara ile İstanbul’da bile çok zayıftır. Ankara ile İstanbul dışında bütün Türkiye ise hemen her türlü kültür hareketinden yoksundur. Hükümet, Atatürk devrimlerinin ruhuna uygun bir anlayışla kültürel kalkınma dâvasını benimsenmedikçe de bu yoksunluk daha uzun zaman giderilemiyecektir.

Bizim sosyal meselelerimiz, yalnız ekonomik kalkınma ve eğitim yoluyla hâlledilemiyecek kadar geniş ve karışıktır.

Düşünce ve sanat yönlerile bütün Batı kültürünün kafalarımıza sindirilmesi işini ciddiye almadıkça, Batının gülünç bir taklitçisi olmaktan daha ileri gidemeyiz. Memleketimiz refaha bile kavuşsa, bu, ancak bir yeni zengin refahı olur.

Gönül ister ki Atatürk üniversitesile Doğu illerimize yollanacak bilim meşalesi, havasızlıktan cılız kalmasın! Bu meşalenin devamlı ve tesirli olmasını sağlıyacak hava, Batı kültürü havasıdır.

Bülend ECEVİT 

Dosyalar

1954.07.20.RE_B.jpg
1954.07.20.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Eğitim ve Kültür,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 27 Haziran 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/1424 ulaşıldı.