Yapıdan Önce Temel

Başlık: 
Yapıdan Önce Temel 
Kaynak: 
Ulus, "Günaydın" ss. 1, 2 
Tarih: 
1960-11-09 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi / Atatürk Kitaplığı 
Metin: 
GÜNAYDIN

BÜLENT ECEVİT

Yapıdan önce temel

27 Mayıs Devrimini yapanlar, Devrimin ilk saatlerinden itibaren, yeni Anayasanın hazırlanmasına büyük önem verdiler. Bu Anayasayı hazırlamak için bir Bilim Kurulunu görevlendirdiler. Fazlasiyle uzun süren bir çalışmadan sonra, Bilim Kurulu bir tasarı hazırladı. Fakat tasarının bu haliyle kabul edilemiyeceğinde, hazırlayanlar başta olmak üzere, herkes birleşiyor. Yetersizliğini hazırlayıcılarının bile açık sözlülükle kabul ettikleri bir Anayasa metni için doğrudan doğruya referanduma gidilemezdi. Millî Birlik Komitesi de, pek doğru düşünerek, bu tasarıyı bir Kurucu Meclisten geçirmeyi kararlaştırdı. Kurucu Meclisin nasıl kurulacağı, yetkilerinin ne olacağı henüz bilinmiyor. Fakat herhalde bu Mecliste, hukukî bilgisi kadar siyasal tecrübesi de olan kimseler bulunacağı, böylece, pratik değeri, uygulanma yeteneği üstün bir metin hazırlanabileceği umuluyor.

Bu durumda, yeni Anayasanın son şeklini alması için daha bir süre, belki birkaç ay beklemek gerekmektedir.

Fakat demokrasiyi, insan haklarını teminat altına alan, bu teminat çerçevesi içinde idareye de rahat çalışma imkânı sağlayan, yeterli bir Anayasa ortaya çıkacağı umudu kuvvetli kaldıkça, yurttaş, daha bir süre Anayasanın kesinleşmesini sabırla beklemeğe hazır görünüyor.

Temenni edilir ki Millî Birlik Komitesi de aynı sabrı göstersin! Yani Anayasanın kesinleşmesi uzadığı için sabrı tükenip de, rejimin kaderini çizebilecek kanunları Anayasa hazırlanmadan geçirmekte, yürürlüğe koymakta acele etmesin!

Rejimin kaderini, her şeyden önce, Anayasa tâyin etmelidir!

Anayasa, bir anlamda, temel yasadır. Rejim bu temeller üzerine kurulur. Millî Birlik Komitesi, sabırsızlık gösterip de, daha temel hazırlanmadan yapıyı kurma yoluna gitmekten kaçınmalıdır!

Millî Birlik Komitesi, daha temel hazırlanmadan yapıyı kurmağa koyulur da, bu yapıya, bu yapıyı meydana getirecek bazı kanunlara, rejimle doğrudan doğruya ilgili bazı kanunlara, şimdiden angaje olur, bağlanırsa, ilerde çok güç bir durum ortaya çıkabilir. Anayasa kesinleşmeden hazırlanacak yapı, yani rejimi ilgilendiren kanunların meydana getireceği yapı, ilerde, bir Kurucu Meclisin son şeklini vereceği Anayasaya, yani rejimin temel yasasına uymazsa, Millî Birlik Komitesi, ya en yetkili saydığı bir kurulun hazırlamış olacağı temelden ya da, Anayasayı beklemeksizin kendisinin hazırladığı, kurmağa başladığı yapıdan vaz geçmek durumunda kalır. Böyle bir seçme yapmak mecburiyeti ise, Millî Birlik Komitesi için de, memleketin ve rejimin geleceği için de iyi birşey olmaz.

Örneğin, şimdi, Millî Birlik Komitesine, bir «Ülkü ve Kültür Birliği Genel Başkanlığı Teşkilâtı» Kanun tasarısı sunulmuştur. Söylentilere ve bir gazete haberine dayanarak, bu tasarı üzerinde 5 Kasım Cumartesi günü çıkan yazımızla durmuştuk. Tasarı kakkında daha etraflı bilgi edindikçe kaygılarımız büsbütün arttı. Bu tasarı, ne kadar iyiniyetle hazırlanmış olursa olsun, başından sonuna kadar, demokrasiye, millî hâkimiyet ilkesine aykırıdır. Hattâ demokrasi, millî hâkimiyet, millî irade bir yana, her türlü devlet anlayışına aykırıdır. Bu tasarı, Hükümet ve Meclis üstünde, kimseye karşı sorumlu olmayan, ulusun hiç bir şeklide denetliyemeyeceği, fakat ulusa dilediği gibi hükmedip yön verebilecek, devlet cihazını sımsıkı kavrayıp kontrol edebilecek bir cihaz kurulmasını öne sürmektedir.

Hazırlanacak Anayasa, sağlam, demokratik bir Anayasa olacaksa, herhalde, «Ülkü ve Kültür Birliği Genel Başkanlığı Teşkilâtı» Kanunu, başından sonuna kadar o Anayasaya aykırı olacak, üstelik de o Anayasayı geniş ölçüde hükümsüz kılacaktır.

Millî Birlik Komitesinin, hazırlanacak Anayasa metnini, böyle bir teşkilata meşruluk görünümü verecek bir şekilde değiştirmekte ısrar edeceğini farz edelim!.. Fakat böyle bir teşkilâtla demokratik bir idare, millet hakimiyeti ilkesine dayanan bir idare bağdaşamıyacağı gibi, böyle bir teşkilâtı meşru kılacak bir Anayasa da, aslâ demokratik bir yapının temeli olamıyacaktır.

Bunun gibi, partilerin teşkilâtına dair de bir kanun hazırlandığını duymaktayız. Bu da, «Ülkü ve Kültür Birliği Genel Başkanlığı Teşkilâtı» kanun tasarısı gibi, konusu bakımından, rejimi doğrudan doğruya ilgilendiren bir kanun olacaktır. Rejim yapısının önemli bir parçasını, bir katını teşkil edecek bu kanunun da, kesin şeklini daha sonra alacak olan Anayasaya uygun olup olmayacağı, Anayasanın partilere dair getireceği hükümlerle bu kanunun bağdaşıp bağdaşamıyacağı, önceden kestirilemez.

Onun için dileriz ki Millî Birlik Komitesi, yeni bazı kanunlarla rejim yapısını kurmağa başlamadan önce, bu yapının temel olacak kanunu, yani Anayasayı beklesin!.. Elindeki, rejimi ilgilendiren kanun tasarılarını da Anayasaya son şeklini verecek olan Kurucu Meclise bıraksın, ve Kurucu Meclis, ancak Anayasaya son şeklini verdikten sonra bu tasarıları ele alsın!.. Hazırlanacak temele uygun olup olmadıklarına göre bu tasarıları kabul, red veya tadil edebilsin!..

Kısacası, temel hazır olmadan yapı kurulmağa başlamasın! 

Dosyalar

1960.11.09.RE_B1.jpg
1960.11.09.RE_B2.jpg
1960.11.09.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Yapıdan Önce Temel,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 27 Haziran 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/1420 ulaşıldı.