Yuva Yıkımı Durmalıdır!

Başlık: 
Yuva Yıkımı Durmalıdır! 
Kaynak: 
Ulus, "Günaydın" ss. 1, 2 
Tarih: 
1961-05-16 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi, "Günaydın Yazı Dizisi 1960-61" 
Metin: 
GÜNAYDIN

BÜLENT ECEVİT

Yuva yıkımı durmalıdır!

İnsanların esenliği kentlerin güzelliğinden önce gelir. İnsana, insanın esenliğine, canına değer veren bir toplumda, üzerlerindeki dam yıkılacak olanlara, ilkin, barınabilecekleri bir dam altı gösterilmelidir!

Türkiye yoksul bir ülkedir. Yoksul hir ülkenin köyü kenti de kendine göre olur. Bugün, başkent Ankara'nın bayındır bölgelerinin, en az o bölgelerdeki kadar insan barındıran gecekondu bölgeleriyle sarılmış, kucaklanmış olması, acıdır, çirkindir ama, ülkemiz gerçeklerini yansıtan bir durumdur. Bu duruma kızıp da gecekanduları yıkmak, öylece başkentin güzelligini kurumağa kalkışmak, yüzün çirkinliğini gösteren aynayı kırmak gibidir. Üstelik ayna kırmanın sakıncası kendi kendini aldatmaktan öte gitmez ama, gecekondu yıkmak, yuva yıkmaktır, can yakmaktır.

Türkiye yoksul bir ülkedir. İlle utanmak gerekiyorsa, bu yoksulluğu yansıtan gecekondulardan değil, yoksulluğumuzdan utanılmalıdır!.. İlle utanmak gerekiyorsa, kanuna aykırı olarak gecekondular yapılmasından değil, yarı nüfusu gecekondularda yaşamağa katlanan bir başkentin, gecekondularla dolu tepelerine karşı tepelerinde, devlet yardımıyla, ulusal bankalardan sağlanan kredilerle, en varlıklı ülkelerde bile eşine az rastlanabilecek kadar lüks apartmanlar yapılıp yükselebilmesinden, kanunun buna elvermesinden utanılmalıdır!.. İlle utanmak gerekiyorsa, konut yapımını büğünedek, sosyal adalete uygun bir programa bağlıyamamış, çok daha varlıklı ülkeleri bile bu alanda örnek tutamamış olmaktan utanılmalıdır!

Gecekondu kanuna aykırı!.

Yaşama hakkı, yaşayabilmek için güneşe kara, sıcağa soğuğa karşı barınabilme hakkı, kanunla kalkar mı?

Bir Anayasa hazırlandı. Bu Anayasanın 49 uncu maddesi der ki:

«Devlet, yoksul ve dar gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını karşılayıcı tedbirler alır.»

Ulusça onanırsa bu Anayasa birkaç aya kadar yürürlüğe girecek. O vakit gecekonduları başlarına yıkılan dar gelirliler, yoksullar, varıp da devlet kapısına,

— Vaz geçtik bizim konut ihtiyacımızı devletin karşılamasından, devlet kendi kurduğumuz konutu yıkmasın, bizi sokak ortasında barınaksız bırakmasın, yeter!.

deseler, ne cevap verilecektir?

Gecekondu sorunu elbette çözülmek gerekir. Ama kaynağında çözülmelidir. Bu sorunun kaynağına kadar gidince, ulusça yoksul olduğumuz gerçeğiyle karşılaşılır; konut yapımının sosyal adalete dayanır bir programa bağlanamamış olduğu gerçeğiyle karşılaşılır; tarımda verim düşmesinin önlenememiş, sınaileşme hızımızın nüfus artışımıza uyarlanamamış, kentlere akının, kentlileşmenin, bir verimli ve esen düzene konamamış olduğu gerçekleriyle karşılaşılır.

İlkin bunlar çözülmeli, bunlara çare aranmalıdır!

Gecekondu, bunlara çare bulunana kadar çaresiz kalanların barınağıdır. O barınak yıkılmakla neye çare bulunmuş, hangi sorun çözülmüş olur?.

Bildiğimiz kadar. İmar - İskân Bakanlığının, gecekonduyu, bugünkü durumumuzda önlenemiyecek, derdin kaynaklarına kadar inilmedikçe ortadan kaldırılamıyacak bir gerçek olarak kabul edip, bu anlayış içinde gecekondu yapımını bir düzene sokabilmek üzere gösterdiği bir yol vardır: Her gecekondunun üzerine kurulduğu bir toprak parçası bulunduğuna, her gecekondu için belirli ölçüde malzeme ve emek harcandığına göre, bir yandan gecekondu sorunu kaynaklarında çözülmeğe çalışıla dursun, bir yandan da, bugün ister istemez gecekondularda barınmağa muhtaç kalanlar için, onların nasıl olsa kullanacakları toprak, emek ve malzeme, devletin de biraz kredi eklemesiyle, bir plân çerçevesinde bir araya getirilmeli, bir düzen içinde kullanılmalıdır!.. Öylelikle, hiç değilse, büyük kentlerin çirkinleşmesi bir dereceye kadar önlenmiş, daha da önemlisi, gecekondulara muhtaç kalanlar, bugünkünden daha sıhhatli yaşama şartlarına kavuşturulmuş olacaktır.

Bu yola gitmeden gecekondu yıkmak günahtır! Çerden çöpten bir kuş yuvasını bozmayı günah sayan binlerin, çerden çöpten barınaklarda yasamağa muhtaç kalmış insanların yuvalarını yıkmağa nasıl elimiz varır?

Gecekondu yıkımı, yuva yıkımı, bu hiç bir derde deva olmayacak can yakımı durmalıdır! 

Dosyalar

1961.05.16.RE_B1.jpg
1961.05.16.RE_B2.jpg
1961.05.16.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Yuva Yıkımı Durmalıdır!,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 11 Aralık 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/1376 ulaşıldı.