Prof. Derbil ve Türkçe

Başlık: 
Prof. Derbil ve Türkçe 
Kaynak: 
Ulus, "Günaydın" ss. 1, 2 
Tarih: 
1961-02-16 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi, "Günaydın Yazı Dizisi 1960-61" 
Metin: 
GÜNAYDIN

BÜLENT ECEVİT

Prof. Derbil ve Türkçe

Prof. Süheyp Debil'in bir hukukçu olarak değerlendirmek bana düşmez. Onu iyi bir yazar, gerçek bir aydın, ve öz Türkçe'nin yaratıcı bir ustası olarak tanırdım.

Hukuk dili, yalnız bizde değil, belki her yerde, ne kadar eski, ne kadar ağdalı, ne kadar anlaşılması güç bir dildir! Fakat bu eski, bu ağdalı. bu anlaşılması güç dil, Prof. Süheyp Derbil'in kaleminde yenileşir, aydınlanır, arınıp açılırdı.

Hukukçular kendi konularında çokluk, ne kadar uzun konuşur, ne kadar dolambaçlı anlatırlar! Fakat Prof. Derbil'in dilinde hukuk konuları özleşir, kısalır, dosdoğru bir anlatıma kavuşurdu.

Onun, anti - demokratik kanunların ayıklanışında, 1950 Seçim Kanununun ve Kurucu Meclis tasarısının hazırlanışında başvurulan hukukçuluğunu değerlendirmek bana düşmez ama, gene de, çok bilgili ve anlayışlı bir hukukçu olduğuna inanırım. Çünkü hukukun en karışık görünen meselelerini, o kadar kısa yazılar içinde, o kadar açık bir dille anlatabilmek, o kadar kolay anlaşılır hale getirebilmek, bu meseleleri çok iyi bilmeden, çok iyi kavramadan mümkün olamazdı.

Fakat Prof. Derbil'e bu anlatım yeteneğini veren, belki hukuk bilgisinin de üstünde. dildeki ustalığı ve yaratıcılığı idi; dildeki ustalığını ve yaratıcılığını ise gerçek bir edebiyat zevki desteklerdi.

Onu bir baba dostu olarak çocukluğumdan tanırdım. Çocukluğumda tanıdığım Prof. Derbil, gözlerimin önüne bir şiir defteri ile beraber gelir: Bir bankada bir oda.. odadaki masanın başında gözlüklü, iyi giyimli bir istatistikçi, bir hukuk profesörü... ve bu istatistikçi hukuk profesörünün cebinde bir şiir defteri... Şiirden anladığına inandığı dostlarını, Prof. Derbil, konuşulacak konu açılmadan önce, bu deftere son geçirdiği şiirlerden birini okuyarak ağırlardı. Ya Divan edebiyatından, ya Fransız edebiyatından, ya da çağdaş Türk edebiyatından bir şiir...

Zaten dil ve şiir zevkinden ayrı düşünülemiyecek kadar zarif adamdı. 63 yaşına rağmen ölünceye kadar muhafaza ettiği oldukça genç görünüşü içinde, o, bütün düşünüşüne sindirdiği Batı kültürü ile her haline sinmiş Osmanlı inceliğini bağdaştıran bir Tanzimat sonrası İstanbul efendisi idi, bir «çelebi» idi...

Onun ansızın, sessiz sadasız ölümü, kendisini tanıyanlar için, hayatta bir zarafet eksilişidir.

Fakat Süheyp Derbil'in yokluğu asıl, Türk dilinin özleştirilmesinde duyulacaktır. Ölümünden 2 gün önce onu, Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulu toplantısında dinlemiştik. Hukuk terimlerinin Türkçeleştirilmesi konusundaki raporunu okumuş, dinleyenlere büyük umutlar vermişti. Hukuk dili Türkçeleştirilmeden, Türk dilinin özleşmiş. arınmış olamıyacağını, fakat öz Türkçecilik bir kez hukuk diline girdikten sonra, artık dilimizi özleştirmenin bir mesele olmaktan geniş ölçüde çıkacağını biliyordu. Bu yolda bir çalışma programı hazırlamıştı. Bu programın yürütülüşünde başlıca ödev belki kendisine düşecekti.

Şimdi, Süheyp Derbil'siz bu programı yürütmek, hukuk dilimizi, onun dil ve edebiyat zevkinden beklenen kıvraklık ve incelikle Türkçeleştirmeğe çalışmak, güvendiği ve bugün ikinci sayfamızda yayınlanan raporunda andığı değerli arkadaşları için bir borç olmuştur.

Türk Dil Kurumu, Prof. Derbil'den, yalnız kökleşmiş hukuk dilinin değil, günlük konuşma ve haberleşme diline yeni giren hukuk ve siyaset terimlerinin Türkçeleştirilmesinde de büyük yardımlar bekliyordu. Prof. Derbil'in —örneğin «co existence» karşılığı «vardaşlık» terimini bulan— yaratıcılığı, dil sanatçılığı, bütün bu yönlerdeki çalışmalarda çok aranacaktır. 

Dosyalar

1961.02.16.RE_B1.jpg
1961.02.16.RE_B2.jpg
1961.02.16.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Prof. Derbil ve Türkçe,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 23 Kasım 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/1342 ulaşıldı.