Sinema, Devlet ve Anayasa

Başlık: 
Sinema, Devlet ve Anayasa 
Kaynak: 
Ulus, "Günaydın" ss. 1, 2 
Tarih: 
1961-02-08 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi, "Günaydın Yazı Dizisi 1960-61" 
Metin: 
GÜNAYDIN

BÜLENT ECEVİT

Sinema, Devlet ve Anayasa

Basın - Yayın ve Turizm Bakanı Cihad Baban, İstanbul'da devlet eliyle bir büyük film stüdyosu kurulacağını bildirdi. Bu, yurdumuzda devlet tarafından da film çevrileceğine işaret sayılsa gerektir. Filmciliğimizin serbest teşebbüs yoluyla kendiliğinden gelişebilmesi belki tercih edilirdi. Ama yıllardır böyle bir gelişme boşuna bekleniyor. Çağımızın en etkili halk eğitimi ve en kolay görgü genişletme araçlarından biri olan sinema, kolay kazançtan başka şey düşünmeyen müteşebbisler elinde, topluma hiç bir yaran dokunmaz halde kalmıştır. Yerli filmlerimizin büyük çoğunluğu, zevkleri ve duyguları en alçak bir seviyede dondurarak sömürmeyi gözetmektedir. Batılılaşma çabasını desteklemek şöyle dursun, kösteklemektedir. Öyle ki, yerli filmlerimizin sayısı arttıkça Türk toplumunun Batılılıktan uzaklaştığını söylemek hiç de yanlış olmaz.

Sanat kaygısiyle çevrilen bir kaç iyi dokümanter film, ve özel teşebbüsün aktüalite filmciliği alanında attığı mütevazi, fakat umut verici bir kaç adım dışında, filmciliğimiz yıllardır yerinde saymaktadır. Hattâ, başlangıçtaki iyi niyetli denemelere kıyasla gerilemektedir.

Görülüyor ki, filmciliğimize muhtaç bulunduğu hamle gücünü ancak devletin öncülüğü sağlıyabilecektir. Bunun, operadaki, tiyatrodaki, son olarak da baledeki kadar başarılı sonuçlar vermemesine sebep yoktur.

Çağımızda, tiyatro artistliği ile sinema artistliği arasındaki ayrılık hemen hemen silinmiştir. Batıda en başarılı sinema artistlerinden bir çoğu tiyatrodan gelmişlerdir. Bazısı hem sinemada, hem tiyatroda oynamaktadırlar. Onun için, Türkiye'de, devlet teşebbüsüyle kurulacak bir film endüstrisi, şimdiden en zengin sanatçı hazinesine sahip demektir. Gitgide genişleyen kadrosuyla, Devlet Tiyatromuz, elbette film endüstrimizi de besleyip yükseltebilir. Sağlam bir temel üzerinde kurulacak ve Türk Devlet Tiyatrosunun iyi yetişmiş, değerli elemanlarından yararlanacak bir Türk film endüstrisinin, kısa zamanda kendini dünyaya tanıtabilmesi ve Türkiye için dünyada bir iyi niyet ve döviz kaynağı haline gelmesi beklenebilir.

Ancak, devlet teşebbüsüyle çevrilecek filmlere bir resmî hava, bir didaktik üslûp verilmemesi şarttır. Nasıl Devlet Tiyatrosu sahnelerinde her türlü konuları ele alan ileri görüşlü eserlere yer verilebiliyorsa, devlet sinemasına da, konular ve konuların işlenişi bakımından aynı serbestlik sağlanmalıdır.

Devlet, kendisi bir film endüstrisi kurarken, özel teşebbüse de yardımcı olmalıdır. Örneğin, devlet eliyle kurulacak stüdyolardan, belirli vasıfları kendilerinde toplayan film şirketlerinin de yararlanmalarına imkân verilmelidir.

Sinemanın bir kamu hizmeti olarak değerini ve sinemacılıkta fikir hürriyetinin önemini, Devrimden sonra İstanbul Üniversitesinde kurulan Anayasa Komisyonu çok iyi anlamıştır. Bu Komisyon tarafından hazırlanan Anayasa tasarısının getirdiği en müsbet, en ileri hükümlerden biri, sinemadan sansürün kaldırılması idi (x). Bu hükmün, şimdi, Kurucu Meclis tarafından hazırlanan Anayasada da alkonulması beklenir.

Sinema için bu kadar liberal bir hüküm belki bütün hür dünya için de bir yenilik olacaktır. Fakat hür dünya bu yenilikte çok geç kalmıştır. Bugün, bir romanın sansür edilmesi bize ne kadar tahammül edilmez bir gerilik gibi görünürse, aslında, film sansürü de o kadar geriliktir. Bir kere film sansürü kaldırıldıktan sonra, bunun korkulacak hiç bir yönü olmadığı, hür bir toplum için, romanın, şiirin sansür edilmemesi kadar tabiî olduğa herhalde görülecektir.

Yeni Anayasası ile Türkiye, dünyaya bu bakımdan örnek olmalıdır!

Devlet, özel teşebbüsle rekabet halinde, filmcilik alanına girerken, film sansürünün Anayasa ile yasak edilmesi, sinemada devletçiliğin doğurabileceği siyasal kaygıları da daha başlangıçta silmiş olacaktır.

---------

(x) — Madde: 11 — Kitap ve risale yayımı, tiyatro ve opera eserlerinin oynanması, sinema filmlerinin yapılması ve gösterilmesi izne bağlı tutulamaz ve sansür edilemez.» 

Dosyalar

1961.02.08.RE_B1.jpg
1961.02.08.RE_B2.jpg
1961.02.08.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Sinema, Devlet ve Anayasa,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 23 Kasım 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/1336 ulaşıldı.