İşçinin Parasını İşçi İşletmelidir!

Başlık: 
İşçinin Parasını İşçi İşletmelidir! 
Kaynak: 
Ulus, "Günaydın" ss. 1, 5 
Tarih: 
1960-09-23 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi 
Metin: 
GÜNAYDIN

BÜLENT ECEVİT

Işçinin parasını işçi işletmelidir!

Sosyal Adaletin bir gereği, sermaye ile emek arasında sıhhatli bir denge sağlamak, sermayenin emeği sömürmesini önlemektir. Bu arada, 19 unca Yüzyılın İngiliz ütopyacısı Robert Owen'den beri, sınıl ayrılıklarının da başlıca kaynaklarından olan sermaye - emek ayrılığını, ikiliğini büsbütün gidermek, sermaye ile emeği birleştirmek yolunda denemeler yapılmaktadır.

Marksist devletler bunun çaresini, bütün ekonomiyi devletleştirmekte görmektedirler. Fakat o zaman, özel sermaye sahiplerinin yerini, çok daha ezici, sömürücü bir kuvvet olan devlet almakta, sosyal adalet, ekonomik denge sağlanabilse bile, fertler bunun karşılığını pek ağır olarak ödemekte, siyasal hak ve hürriyetlerinden yoksun kalmaktadırlar.

Sosyal adaleti demokratik bir düzen içinde gerçekleştirmeye çalışan toplumlarsa, devletleştirmeyi bazı önemli endüstri ve kamu hizmeti alanlarına inhisar ettirip, bunun dışında, bir yandan vergi sistemleri ve sosyal güvenlik tedbirleriyle sermayenin emeği sömürmesini önlemeye çalışmakta: bir yandan da, emeğin, sermayeye ve işletmeye hissedar ve oy sahibi olarak katılmasını sağlamak suretiyle, sermaye - emek ikiliğini, ayrılığını giderici yollar aramaktadırlar. Böylece, demokrasiye yeni bir boyut eklenmiş, yalnız siyasal düzende değil, endüstride de demokrasi yolu açılmış olmaktadır.

Ancak, endüstrileşmesini az çok tamamlamış toplumlarda, siyasal demokrasiyi aksatmadan endüstriyel demokrasiye gitmenin birçok güçlükleri vardır.

Türkiye bu bakımdan avantajlı bir durumdadır. Çünkü Türkiye'de henüz sermaye oluş, endüstri kuruluş halindedir. Bu durumdan yararlanıp, bazı alanlarda, sermayenin emekle birleşik olarak doğması ve işe atılması sağlanabilir.

Örneğin, İşçi Sigortaları Kurumunun elinde bulunan yatırıma elverişli fonlar bu yolda kullanılabilir.

Son basın konferansında, işçinin primlerinden biriken bu para ile sanayicilere 400 milyon liralık kredi açılmasının doğru olup olmadığı sorusuna, Sayın Devlet, ve Hükümet Başkanı Cemal Gürsel şu cevabı vermiştir:

«Sosyal sigorta fonlarından sanayi sektörüne yapılması derpiş olunan ikrazat, İşçi Sigortaları Kanununun gerek işçi meskenleri, gerek diğer çeşit giderleri için lüzumlu meblâğdan arta kalan paraları daha rantabl bir şekilde kıymetlendirme gayesini istihdaf etmektedir. Burada işçi hakkının her hangi bir suretle zayi edilmesi bahis konusu olamaz. Bilâkis sağlam esaslara dayanılarak yapılacak bu ikrazat iş hayatının açılmasına vesile olacaktır.»

Millî Birlik İdaresinin bu kararının kesin olmadığını, henüz değiştirilmesi mümkün olduğunu umarız. Sermaye karşısında emeğin hakkını koruma ve durumunu kuvvetlendirme, hattâ imkân nispetinde sermaye - emek ayrılığını, ikiliğini giderme çarelerinin arandığı bir çağda, biz, işçinin emeğinden arttırdığı sigorta paraları ile, işçinin üzerinde bir sermayedar zümre yaratma yoluna gidemeyiz, gitmemeliyiz. İşçinin emeği ile kazanç sağlayacak kimselere, ihtiyaçları olan sermayeyi işçinin cebinden vermemeliyiz.

İşçi Sigortaları Kurumunun elindeki yatırıma elverişli fonlar iktisadi alanda değerlendirilecek, endüstriyel teşebbüslerde kullanılacaksa, bunun için, doğrudan doğruya, o paranın sahibi olan işçiler sermayedar duruma getirilmelidir.

Böylece, bazı endüstriyel teşebbüslerin sermaye - emek birliği içinde doğması gibi, ideal bir hal şekline varılmış, ve Türkiye'de endüstriyel demokrasinin temelleri kendiliğinden ve rahatça atılmış olur.

İşçinin sermayeye ve işletmeye katılması yönünde bundan daha iyi bir deneme fırsatı bulunamaz. 

Dosyalar

1960.09.23.RE_B1.jpg
1960.09.23.RE_B2.jpg
1960.09.23.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“İşçinin Parasını İşçi İşletmelidir!,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 11 Aralık 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/1246 ulaşıldı.