Unutulan Türkiye

Başlık: 
Unutulan Türkiye 
Kaynak: 
Ulus, "Uzaktan" s. 3 
Tarih: 
1957-02-25 
Lokasyon: 
Atatürk Kitaplığı, 152/34 
Metin: 
UZAKTAN

Unutulan Türkiye

35 gündür yurdumdan uzaktayım. Harvard Üniversitesinin bulunduğu bu Amerikan kasabasına gelinceye kadar belirli bir yerim olmadığı için, 35 günde Türkiye'den pek az haber alabildim. New York ve Washington'da 3-4 Türk gazetesi de görmemiş olsaydım, bu 35 gün benim için bir kendi kendimi aldatma fırsatı olabilirdi. Çünkü yurt özlemiyle beraber insana yurdu için geniş bir iyimserlik de geliyor. İnsanın, kendi yokluğunda bir mucize olmuş, ansızın yeni bir çığır açılmış olabileceğine, döndüğü zaman bambaşka bir Türkiye bulabileceğine inanası geliyor.

Fakat arada 3-4 günlük Türk gazetesi görmek beni gene acı gerçeklerle, hele hürriyetin hava kadar engin olduğa Amerika'da insana büsbütün acı gelen gerçeklerle karşı karşıya bırakmağa yetti.

Bundan iki yıl kadar önce de Amerika'da iken Türkiye'den üstüste hep kötü haberler gelirdi. Fakat hiç değilse o zaman Amerikalının kafasındaki bir Türkiye hayali ile kendi kendimi avutma imkânım vardı.

Bir Türkün gözlerini yaşartacak kadar güzel bir hayaldi bu. O zamanlar vasat bir Amerikalının gözünde sanki bütün dış dünya bir yana, Türkiye bir yana idi. Ödediği verginin, ödediği vergiyle başka memleketlere yapılan yardımın her santimi için hükümetinden hesap bekliyen Amerikalı, dostları arasında belki en çok Türkiye'ye yaptığı yardımın yerinde olduğuna inanıyordu.

Türkiye'de olup bitenlere dair üzücü haberler o sırada Amerikan gazetelerine yeni yeni aksetmeğe başlamıştı. Bu haberler, beni üzdüğü kadar, gazetede dış memleketlere dair haberleri okuyan Amerikalıları da üzüyordu. Küçük bir Amerikan kasabasının gazetesinde 80 yaşındaki bir Türk başyazarının hükümeti tenkid ettiği için hapse atıldığı haberi çıktığı gün, sokakta önünden geçtiğim benzinciden, lokantada bana yemek getiren garsona, kadar hemen her Amerikalı beni adetâ sorguya çekmek, benimle dertleşmek istemişti.

O zamanlar Amerikalı henüz böyle haberleri, sevginin ve inanmanın verdiği bir hoşgörürlükle okuyor. Türk milletinin ergeç doğru yola döneceğini düşünüyordu.

Bu sefer Amerika'ya geldiğimde öyle bir avunma imkânı da bulamadım. Türkiye artık Amerika'da unutulmağa başlamıştı.

Bizim için Amerikan Maliyesinin de, Dünya Bankasının da hazinelerinden daha değerli olan bir denizaşırı sevgi ve güven hazinesini iki yıl içinde bir mirasyedi gibi son santimine kadar harcayıp tüketivermiştik.

Hele basınla ve toplantılarla ilgili kanunların Amerikan gazetelerinde, çıkan özetlerini son zamanlarda Türkiye'deki muhalefet partilerinin, basının, Üniversitenin, yargıçların, seçmenleriyle el sıkışan politikacıların, gazetedeki başlıkları haykıran küçük gazete satıcılarının karşılaştığı muamelelere dair haberleri de okuduktan sonra, Amerikalı, Türkiye'den iyice umut kesmişti.

Şimdi vasat Amerikalı bize karşı herhangi bir duygu besliyorsa, bu duygu, aldatılmış bir insanın küskünlüğünden ibaret... Dünyanın en umutsuz, en karanlık köşelerinde bile hürriyet ışıkları bir bir yanarken, Türkiye'nin bu ışığı söndürmğe kalkışması Amerikalıyı o kadar hayal kırıklığına uğartmış ki artık Türkiye'yi düşünmek, Türkiye'den haber bile almak istemiyor. İki yıl önceye kadar kafasında canlandırdığı yeni bir Türkiye hayalini şimdi ancak çölde görmüş olduğu bir serap gibi hatırlıyor.

Cambridge, MASS.

Bülent ECEVİT 

Dosyalar

1957.02.25.jpg
1957.02.25_B.jpg
1957.02.25_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Unutulan Türkiye,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 23 Kasım 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/772 ulaşıldı.