Gaziantep 7: Amerikalı'nın Bıraktiğı "Dikili Ağaç"lar

Başlık: 
Gaziantep 7: Amerikalı'nın Bıraktiğı "Dikili Ağaç"lar 
Kaynak: 
Ulus, "Günün Işığında" s. 3 
Tarih: 
1956-07-02 
Lokasyon: 
Atatürk Kitaplığı, 152/32 
Metin: 
GÜNÜN IŞIĞINDA

GAZIANTEP: 7

Amerikalı'nın bıraktığı "Dikili ağaç "lar

Birçok Türk doktorlarının memleketi bırakıp Amerika'ya yerleştiklerini duydukça üzülürüz. Gaziantepte bunun bir tesellisinıi buldum: Bir Amerika'lı doktor da gelip yurdumuzun, bu uzak köşesine yerleşmiş.. Dr. Albert Dewey, 1929 dan beri, eşiyle birlikte, Gaziantep'te oturuyor.

Şimdi hiç Hıristiyan nüfusu bulunmayan Gaziantep'in bir de Amerikalı papazı var. Eşiyle birlikte 1921 den beri Gaziantep'te oturan Mr. Merril N. Isely adlı bu papaz da, Dr. Dewey'nin çalıştığı Amerikan Hastahanesinde yönetim işleriyle hastaların ihtiyaçlariyle, ve Gaziantep sırtlarının ağaçlandırılmasile uğraşıyor.

Karı-koca hastahanede çalışan bu yabancıları, Gaziantep'liler çoktan benimsemiş, kendilerinden ayrıt etmez olmuşlar.

Gaziantep'in 78 yıllık Amerikan Hastahanesinde 3 değerli Türk doktoru da çalışıyor: Mesul Müdür Dr. Abdülkadir Göksel, operatör Dr. Cemil Özbal, asistan Dr. Bülent Aksoy.

*

Gaziantep'e ilk Amerikalı doktor 1847 de gelmiş. 10 yıl Gaziantep'te çalışıp orada ölmüş. Azariath Smith adlı bu doktorun hatırasını yaşatmak için Amerika'da sınıf arkadaşları tarafından toplanan parayla 1878 de, Gaziantepteki Amerikan Hastahanesi kurulmuş. İlkin Orta Anadolu Amerikan Kolejinin Tıp Fakültesi olarak işletiliyormuş. Bu kolej 1922 de Halep'e taşındıktan sonra, hastahane, bağımsız olarak çalışmağa devam etmiş.

Başlangıçta bir misyoner teşebbüsü olmakla beraber, artık Amerikan Hastahanesinin öyle bir gayesi yok. Zaten, misyonerlik günlerinde bile, bu hastahaneye giren hiç bir müslüman hastanın hıristiyan çıktığı görülmemiş.

Fakat Gaziantep'liler, bir karşılık gözetmeksizin kendi iyiliklerine çalışan böyle bir sağlık kurumunu aralarında görmek, hayatlarını, kendi çocuklarından, yurtlarından uzakta, bu memlekete bağlamış Amerikalıları birer hemşeri gibi benimsemekle, din ayrılıklarının biraz daha üstüne çıkma dünya görüşlerini daha çok genişletme fırsatını bulmuş olmalılar. İnsanlara din ayrılıklarının üstünde bir birlik duygusu verebilmekse, din değiştirtmekten çok daha büyük bir hizmet sayılsa gerek. Onun için, bu hastahane, kuruluşundaki misyonerlik gayesine hizmet edememiş olsa bile, ondan çok daha üstün bir gayeye hizmet etmiş olmakla öğünebilir.

Kötü niyetle gelen yabancıya aman vermeyip Gazi olan Antep'li, iyi niyetle gelen yabancıyı, ayrı dinden bile olsa, kendiyle bir tutmuş.

Bir Gaziantepli anlatıyordu: Yaşlı ve koyu müslüman annesi, vaktiyle, uzunca bir müddet bu hastahanede yatmış. Çıktıktan sonra bir gün, hastahanenin papazından söz edilirken, yaşlı kadın,

— Pek iyi bir adam o, pek sevdim, demiş: Allah ona müslümanlık nasib etsin!

Bu sözü papaza naklettiklerinde, o da, üzülecek yerde çok sevinmiş.

— Eksik olmasın, demiş; bana, bir müslümanın içinden gelebilecek en büyük iltifatı yapmış.

İki ayrı dinden insan arasında karşılıklı böyle duyguların doğabilmesi, herhalde, birinden birini din değiştirmesinden çok daha makbul, insanlığın daha hayrına olmalı!

*

Gaziantep bu bölgenin sağlık merkezi durumunda.. Amerikan hastahanesinden başka, Dr. Mecit Barlas'ın, Gaziantep için bir öğünme vesilesi olan özel hastahanesi; bir büyük memleket hastahanesi; birkaç trahom hastahanesi; bir doğumevi; bir de verem hastahanesi var.

Bu hastahanelere, yalnız Gaziantep ilçelerinden değil, yakın illerden de hasta geliyor. Amerikan hastahanesinin 49 yatağı hemen her zaman dolu. Gelirinin yüzde 75-80 ini oda ve klinik ücretlerinden, gerisini de Amerika'dan sağlıyor. Bir hastanın masrafı günde 17 lirayı bulmasına rağmen, koğuşlarda bakım, yemek ve normal ilâç ücretleri de dahil, bir hastadan günde 10 lira alınıyor. Bütün bütün iyileşmediği halde parası yetmediği için çıkmak istiyenler olursa, onlar da ücretsiz alıkonuluyor. Özel odaların en yüksek ücreti 20 lira. Fakat koğuşlar, özel oda aratmıyacak kadar ferah ve rahat. Hastahanenin temizliği ve düzenliliği, ilk bakışta göze çarpıyor. Bir laboratuvardan, 2 ameliyat odasından başka daha birçok fennî tesisatı ve hastabakıcı dershanesiyle, burası, örnek bir küçük şehir hastahanesi..

Çoğu zaman hastahanede, hastabakıcı olarak yetişmek isteyen ilkokulu bitirmiş genç kızlar için boş yer de bulunuyor. Bu genç kızlar, burada 2 yıl çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığınca hastabakıcı yardımcısı olarak tanınıyorlar.

*

Mr. Isely, hastahane işlerinden ayırabildiği vaktini, Gaziantep'in ağaçlandırılmasına vermiş. Onun teşebbüsüyle bir kaç yıl önce kurulan bir dernek, Gaziantep çevresine şimdiden binlerce ağaç dikmiş.

Mr. Isely, Hastahanenin bütün şehri gören pencerelerinden bana, Gazdantep'in bu dernek sayesinde yıldan yıla yeşillenen tepelerini gösterirken, Türkçemizin, «bir dikili ağaç bırakmak» sözünü hatırladım: Bizim yüzlerce doktorumuz bu yurdu bırakıp Amerika'ya göç ederlerken, bir Amerikalı doktor kendi isteğiyle Türkiye'ye gelip yurdumuzun bir uzak köşesine ömrünü bağlıyor; biz yurdumuzun ormanlarında «bir dikili ağaç» bırakmazken, bir Amerikalı papaz yurdumuza yeni bir orman kazandırıyordu.

Bülent ECEVİT 

Dosyalar

1956.07.02.jpg
1956.07.02_B.jpg
1956.07.02_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Gaziantep 7: Amerikalı'nın Bıraktiğı "Dikili Ağaç"lar,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 23 Kasım 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/645 ulaşıldı.