Hikâyede Yeni Bir Yolun Üç Yolcusu

Başlık: 
Hikâyede Yeni Bir Yolun Üç Yolcusu 
Kaynak: 
Halkçı (Yeni Ulus), "Günün Işığında" s. 3 
Tarih: 
1954-01-28 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi 
Metin: 
GÜNÜN IŞIĞINDA:

Hikâyede yeni bir yolun üç yolcusu

Türk hikâyeciliğinde iki yıldır yeni bir yol açıldı.

Daha önceki bir yolu, kurtuluştan önce, Memduh Şevket Esendal açmıştı. Ama onun bir yol açıcı olduğu, ancak aradan uzun yıllar geçip bir Sait Faik ortaya çıktıktan ve taklitçilerin yokluğunda farkına varılmamış o yolu bir kere daha ve ardında bir taklitçiler kalabalığı ile açtıktan sonra anlaşıldı.

Sanatta bir yol açıcının taklitçileri türemedi mi, o yolu, ayak değmiyen bütün yollar gibi, otlar bürüyor.

Sait Faik’in, otlarını temizleyip yeniden açtığı yol üstündeki trafik bugün hâlâ durulmamış, eski hızı ve kalabalığı ile devam etmektedir.

Bu yol, M.Ş.E. açtığından tutunmamıştı da, Sait Faik yeniden açınca niye tutundu? Bu sorunun cevabı, değerce biribirinden aşağı kalmıyan iki hikâyeci arasındaki zaman farkında aranmalıdır! M.Ş.E. çok erken, Sait Faik se zamanında ortaya çıkmıştı..

İki yıl kadar önce açılan daha yeni bir yolun henüz pek aş kimse farkında. Belki farkına varılmadan bu yolu da otlar bürüyecek ve kimbilir ne zaman bir başka hikâyeci, yeni bir yol açıyorum diye otları temizlediğinde, o yolu bulacaktır.

Ama belki de öyle olmıyacak şimdilik arada bir hikâyeleri yayınlanmakla kalan, adları pek az anılan ve taklitçileri hiç olmıyan üç hikâyecinin açtikları yeni yol, belki çok geçmeden tutunacaktır. Gönül öyle olmasını ister! Çünkü bu yolun zamanında tutunması, memleketimizin hamlecilikte çağdaş Batı edebiyatına ayak uydurabilecek bir seviyeye erişmiş olduğunu gösterecektir.

Bu yeni yolda yürüyen üç hikâyecimiz, Vüs’at O. Bener (x), Bilge Karasu ve Özcan Ergüder’dir. Daha başkaları da var mı, bilmiyorum!

Bu üç hikâyeci, satıhçı ve sosyal bir realizmle yetinmeyip daha derinlere, sosyal meselelerin psikolojik, hattâ metafizik meselelerle kaynaştığı derinliklere inmek isteğindedirler. Bunun için kimi yerde sembolizmden faydalanmakta, kimi yerde dili kırıp dökmekte, kimi yerde olayları ve eşyanın dış görünüşlerini parçalayıp, onları, değişik bir düzene göre yeniden birleştirmektedirler.

Onun için, kimi zaman diileri, kimi zaman konuları, kimi zaman da amaçları kolay kolay anlaşılamamaktadır.

Yer yer bu üç hikâyeci, şiirde olduğu gibi, zaman akışının kesitini almakta da, bu zor işin Batılı ustalarını aratmıyacak kadar ustalık göstermektedirler.

Tuttukları yol, hikâyeleri için verimlidir ama, kendileri için nankör olabilir. Uzun zaman gölgede kalmayı, çok az okunmayı göze almalıdırlar.

Hikâyeciliğimizi satıhçı bir realizmin köksüzlüğünde kurumaktan onların kurtarmış oldukları ergeç anlaşılacaktır.

Bülend ECEVİT

(x) - Vüs’at O. Bener’in "Dost" adlı bir hikâye kitabı Seçilmiş Hikâyeler Dergisi yayınları arasında çıktır. 

Dosyalar

1954.01.28.RE_B.jpg
1954.01.28.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Hikâyede Yeni Bir Yolun Üç Yolcusu,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 11 Aralık 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/163 ulaşıldı.