"Yurtta Sulh..."

Başlık: 
"Yurtta Sulh..." 
Kaynak: 
Ulus, "Günaydın" s. 1 
Tarih: 
1961-10-11 
Lokasyon: 
Rahşan Ecevit Arşivi, "Günaydın Yazı Dizisi 1960-61" 
Metin: 
GÜNAYDIN

BÜLENT ECEVİT

"YURTTA SULH..."

Atatürk aramızdan ayrıldığındanberi toplum hayatımızın geçirdiği bütün devrelerde, ulusça karşılaştığımız bütün güç durumlarda, Atatürk'ün, yaşadığımız günkü şartlara göre yeni bir değer ve anlam kazanan bir sözü, bir öğüdü, bir ilkesiyle karşılaşırız. O sözden, o öğütten, o ilkeden esinerek kendimize yol bulur, güçlükleri yenecek gücü kazanırız.

Bugün de, Atatürk'ün «YURTTA SULH, CİHANDA SULH» sözünü hatırlamamızın zamanıdır. Şimdi çıkmaz gibi görünen bir durumdan çıkış yolunu, bize, Atatürk'ün bu sözü göstermektedir.

«YURTTA SULH...»

Ulusal varlığımızın korunabilmesi için göz önünde tutulması gereken bu ilkeyi, Atatürk, cümle dizgisinde, «cihanda sulh» dan da öne almıştır. Yalnız kendi varlığını koruyabilmek için değil, «cihanda sulh» a hizmet edebilmek için de, bir ulus, önce kendi iç barışını koruyabilmelidir.

Onun için «cihan sulh» ü bakımından bize de umut bağlamış nice ulusların gözleri bugün bizim üzerimizdedir.

«YURTTA SULH...»

Bu o kadar güç bir iş midir?... Bir ulusun kendi yurdunda, kendi kendisiyle barış halinde yaşaması o kadar çetin bir mesele midir?

Dün akşam, Türk - Amerikan Derneğinde. Atatürk'e, Kurtuluş Savaşımıza dair bir film gösterildi. Filmin bir yerinde Yunanlılarla savaşımız görülüyordu. Sandallarla, gemilerle Anadoludan kaçan Yunanlı askerler, Anadolulu Rumlar görülüyordu. Kaçarken bütün İzmir'i ateşe vermişlerdi... Boğaz boğaza gelmiş iki millet ateşler içinde birbirinden kopup gidiyordu. O günü yaşayanlar günün birinde Yunanlılarla dost olabileceğimizi belki hayallerinden bile geçiremezlerdi. Fakat savaştan sonra bir kaç yıl içinde, iki millet birbirinin en yakın dost ve müttefiki olabilmiştir.

Öylesine kanlı bıçaklı olmuş iki ayrı ulus bile, aralarındaki gerçekten acı geçmişi unutup da dost olabilirken bizim, kendi aramızdaki kavgaların, anlaşmazlıkların hatırasına sımsıkı sarılmış olarak, bu hatıralara sarılı kalmayı, bazı partilerde, parti üyeliğinin âdeta şartı haline getirmiş olarak, sanki ayrı cephelerden düşman gözlerle bakışmamız reva mıdır?

Atatürk'e karşı ulusça türlü kusurlarımız olmuştur. Fakat herhalde bu kusurların hiç biri, Atatürk'ü, böyle âdeta düşman cephelere ayrılmış halimiz kadar muazzep edemezdi.

Bu yurt hepimizin yurdu... Bu devlet hepimizin devleti... Bu yurdun, bu devletin esenliği, hepimizin esenliği... Bu yurtta, bu devlet içinde, biribirimize düşmanlığın kendi kendimize düşmanlık, kendi devletimize düşmanlık demek olduğunu; hiç bir dış düşmanın bir ulusa onu kendi içinde böylesine ikiye bölmekten daha büyük kötülük edemiyeceğini hâlâ anlıyamıyacak mıyız?

Kanlı bıçaklı düşmanlarıyla bile en yakın dostluklar kurabilmiş bir ulus olarak, kendi kendimizle dost olmakta, kendi yurdumuzda, kendi aramızda sulha varmakta böylesine güçlük çektiğimiz için, Atatürk'ün huzuruna bugün sanki ayrı ve düşman uluslar gibi çıktığımız için eğer dünyadan sıkılmıyorsak, kendi kendimizden sıkılmıyorsak. Atatürk'ten sıkılmamız gerekir. 

Dosyalar

1961.10.11.RE_B.jpg
1961.10.11.RE_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“"Yurtta Sulh...",” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 20 Kasım 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/1390 ulaşıldı.