Koraltan'ın Başkanlığı

Başlık: 
Koraltan'ın Başkanlığı 
Kaynak: 
Ulus, "Günün Işığında" No 13023, ss. 1, 5 
Tarih: 
1959-11-04 
Lokasyon: 
Atatürk Kitaplığı 
Metin: 
GÜNÜN IŞIĞINDA

Koraltan’ın Başkanlığı

Bülent ECEVİT

Demokrat Parti iktidarı, Büyük Millet Meclisi Başkanlığında partizanlığı öylesine kökleştirdi, gelenek haline getirdi ki, Meclis Başkanlığına kimin geleceği, artık muhaliflere bile D.P. nin bir iç meselesiymiş gibi görünür oldu.

Oysa, Meclis Başkanlığı, birçok bakımlardan bir hakemlik mevkiidir. Partiler üstünde görülmek gerekir. Hele Türkiye de, ikinci bir Meclis, bir Anayasa mahkemesi de olmadığına göre, bu hakemlik mevkiindeki kimsenin partizanlıktan uzak kalması, birçok Batı demokrasilerinde olduğundan daha önemlidir. Partizanlık, o mevkiide gelenek haline geldi mi toplum hayatımızın bütün safhalarını dalga dalga kaplar.

Anayasamıza göre «milletin yegâne ve hakikî mümessili olup millet namına hakkı hâkimiyeti istimal» etmesi gereken Büyük Millet Meclisinde partizan bir başkan, hele bugünkü gibi milletin yarıdan çoğunu tenssil eden muhalefet milletvekillerinin Anayasa ile tanınmış haklarını çiğnerse, Meclis gündemlerini ve görüşmelerini düzenlemekte tarafsız davranmazsa, milletvekili olmayan vatandaşlar, idare tarafından haklarını çiğnenmiyeceğine, kendilerine eşit davranılacağına nasıl güvenebilirler?

İnönü, önceki Pazar günü Sivas C.H.P. kongrelerine yolladığı mesajda, zamanla «partizanların biribirinden ayırdıkları vatandaş bölümleri biribirleriyle rabıtalarını tehlikeli bir surette kaybederler» diyordu.

Refik Koraltan, vatandaş bölümleri arasındaki rabıtayı, Büyük Millet Meclisi içinde koparmağa çalışan bir Meclis Başkanıdır.

O kadar ki, geçen toplantı yılı sonlarında bir gün, Anayasa ve İçtüzükle tanınmış kürsü haklarını savunan muhalefete kızıp, Başkanlık mevkiinde ayağa kalkmış, iktidar partisi sıralarındaki milletvekillerini, muhalif milletvekillerine karşı, taarruz emri veren bir komutan edasıyla, tahrik ederek,

— Yürüsenize üstlerine!, diye haykırmıştı.

Bir memleketin Millet Meclisinde, Başkan tarafından, vatandas temsilcileri arasındaki insanlık rabıtasını, medenî bağları koparmak için böylesine gayret sarfedilirse o memlekette huzurun, vatandaşlar arasında eşitlik ve kardeşliğin teminatı kalır mı?

Hele yeni girdiğimiz toplantı yılında Koraltan, artık istese de partizanlıktan kurtulamaz. Kurtulmak şöyle dursun, geçen yıllardaki partizanlığını da aratabilir. Çünkü bu yıl o mevkie yeniden seçilmesini, Meclisteki millet temsilcilerinin güvenine değil, kendi parti grupunun bile güvenine değil, doğrudan doğruya, idare başında bulunan iktidar partisi liderlerinin desteğine borçludur.

Kendisini yeniden seçtirebilmek için, iktidar partisi liderleri, D.P. li rakip adayın ve taraftarlarının gözlerini korkutmak üzere, grupta seçim yapılacağı gün, Haysiyet Divanını toplantıya çağırmışlardır.

Bu baskı ve tehditlere rağmen, iktidar partisi Grupu toplantısında, hazır bulunanlardan, müstenkif kalanlarla beraber 129'u, Koraltan’a oy vermemiştir. Bu sayıya, Koraltan’a oy vermeyen muhalefet milletvekillerinin sayısı da eklenirse, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin yarıdan çoğunun Bay Koraltan’a güvenmedikleri, onu artık Meclis Başkanı görmek istemedikleri gerçeği ortaya çıkar.

İngiltere’de Parlâmento Başkanı olacak kimse muhalefetin bile destek ve güvenini ararken, Bay Koraltan, üyelerinin yarıdan çoğunun kendisine güvenmediğini bildiği bir Meclise Başkanlık etmekte direnmektedir.

Üyelerinin yarıdan çoğu kendisine güvenmediği, kendisini Başkan görmek istemediği halde, sırf iktidar partisi liderlerinin, bilhassa Hükümet Başkanının desteğiyle Başkanlıkta kalabilen, kendi partisinin Grupundan bile ancak o destekle oy alabilen bir kimse, artık, ödevini yaparken, tabiatiyle, muhalif hattâ muvafık Meclis üyelerini değil, yalnız ve yalnız kendisini o mevkide tutan iktidar liderlerini, o arada bilhassa Hükümet Başkanını, tatmin etmeğe çalışacak demektir.

Böyle bir kimsenin Başkanlığı altında, Millet Meclisinin, Anayasada yazılı «Hükümeti murakabe ve ıskat» yetkisini kullanabilmesine elbette imkân yoktur.

Bu toplantı yılına kadar Bay Koraltan, Meclis Başkanlığında sadece partizandı. Bu toplantı yılında ise, partizanlığı da aşıp, doğrudan doğruya Hükümet Başkanının isteklerine göre davranan bir Başkan olmak zorunda kalacaktır.

Yani, bir oligarşik düzen, bir zümre hâkimiyeti, hattâ belki bir şahıs hâkimiyeti kurma yolundaki teşebbüsün Meclisteki öncüsü rolünü, ister istemez, üzerine alacaktır.

Neyse ki vatandaş çoğunluğunun nefretle reddedeceği böyle bir teşebbüsü gerçekleştirmeğe, bu memlekette artık — Meclis Başkanı da olsa — ne bir Refik Koraltan’ın ne de onu o mevkide zorla tutan nüfuz ve kudret sahiplerinin güçleri yetebilir. 

Dosyalar

1959.11.04.jpg
1959.11.04_B1.jpg
1959.11.04_A.jpg
1959.11.04_B2.jpg
1959.11.04_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Koraltan'ın Başkanlığı,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 19 Ekim 2019, http://ecevityazilari.org/items/show/1092 ulaşıldı.