Meclis Açılırken Partilerin Durumu

Başlık: 
Meclis Açılırken Partilerin Durumu 
Kaynak: 
Ulus, "Günün Işığında" No 13020, ss. 1, 5 
Tarih: 
1959-11-01 
Lokasyon: 
Atatürk Kitaplığı 
Metin: 
GÜNÜN IŞIĞINDA

MECLIS AÇILIRKEN PARTİLERİN DURUMU

Bülent ECEVİT

Geçen toplantı yılı sonunda Meclis çalışmaları bir noktaya gelip düğümlenmişti.

Anayasanın 7 inci maddesi «Meclis, Hükümeti her vakit murakabe ve ıskat edebilir>> der.

Meclisteki iktidar partisi çoğunluğu ise, Hükümetin murakabe ve ıskat edilmesine imkân vermek şöyle dursun, Başkanlık Kurulu kararlarını önceden kendi Grup toplantılarında tesbit ederek, Mecliste Hükümetin murakabesine teşebbüs bile edilmesini imkânsız hâle getirmiştir.

25 Ekim Pazar günü, iktidar sözcüsü «Zafer» gazetesinde çıkan bir başyazı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri İsmail Rüştü Aksal’ın,

«C.H.P. olarak vatandaşın mal ve can emniyetini kaldıranları itham ediyoruz.. İktidar hakıkatlerin vatandaş tarafından duyulmasmdan endişe etmektedir.» sözlerine cevap olarak şöyle diyordu:

«Bir memlekette vatandaşın can ve mal emniyetinin kaldırılmış olması o memlekette Devlet mefhumunun silinmiş olması, her vatandaşın canının ve malının zorbaların keyfî tasarrufuna terkedilmiş olması demektir. Türkiye'de bu kadar şümûllü bir iddiayı haklı gösterecek ne var? Dağları eşkıyalar, şehirleri gangsterler mi tutmuş, Devletten ümit kesen vatandaşlar mallarım canlarını korumak için milis teşkilâtları mı kurmuşlar?.. Geceleri sokağa çıkılmıyor, ıssız yerlerde dolaşılmıyor, zenginler baskına uğruyor, bankalar soyuluyor mu? Gizli siyasi teşekküller veya gangster çeteleri sokakta adam mı öldürüyorlar? Siyasi halk mahkemeleri mi faaliyette? Bunların hiç biri varid değildir.»

Fakat Cumhuriyet Halk Partisi, haklı veya haksız, bu sayılanlardan bir bakıma daha ciddi, daha kaygı verici, olayların varid olduğu iddiasındadır.

Can ve mal güvenliğinin, eşkiya ve gangsterler tarafından değil, daha kötüsü, bazı iktidar partisi mensupları tarafından ortadan kaldırıldığını ileri sürmekte ve bunu delillerle ispat edebileceğini belirtmektedir.

Vatandaşların «mallarını ve canlarını korumak için milis teşkilâtı» kurmalarından daha vahim olarak, can ve mal güvenliğini ihlâl edici teşebbüslere istendiği gibi âlet edilemiyen emniyet ve zabıta kuvvetlerine karşı, bizzat bazı iktidar partizanları, yer yer, devlet otoritesi tanımayan bir tedhişçi teşkilât gibi davranmaktadırlar. Muhalefet liderlerinin, Milletvekillerinin bu partizanlar tarafından yolları kesildiği, ıssız yerlerde gazetecilere bu partizanlar tarafından tecavüz edildigi, bankaların değilse de bazı matbaaların baskına uğradığı, gene Cumhuriyet Halk Partisinin iddiaları arasındadır.

Siyasi halk mahkemeleri resmen kurulmuş olmamakla beraber, Devlet Radyosunda İçişleri Bakanı ve Radyo Gazetesi hazırlayıcıları, Anayasaya göre bağımsız olan mahkemeler huzurundaki, muhalefete veya tarafsız basına mensup sanıklar hakkında, bir siyasi halk mahkemesinin savcısı gibi ithamlarda bulunmakta, daha muhakemeleri devam ederken, onlar hakkında, İrak’taki ihtilâl mahkemesinin yargıcı gibi hükümler vermektedirler.

Bunlar, bir Millet Meclisi tarafından ciddiyetle ele alınması gereken iddialardır.

C.H.P., bu gibi iddialarının, hem de azınlıkta bulunduğu Büyük Millet Meclisinde görüşülmesinden kaçmak şöyle dursun, bunu ısrarla istemektedir.

İktidar Partisi ise, çoğunlukta bulunduğu Büyük Millet Meclisine bu iddiaların getirilmesine, açık Anayasa hükümlerini çiğneyerek engel olmuştur.

C.H.P. Meclis Grupunun buna tevekkülle boyun eğmesini beklemek, bu Gruptan, Büyük Millet Meclisini, icranın buyruğu altında, icranın bütün hareketlerini tasdikle ödevli, Anayasamız hükümleriyle taban tabana zıt bir organ hâline getirme yolundaki niyetlere âlet olmasını beklemek demektir.

Böyle bir niyete âlet olacak olduktan sonra, C.H.P. nin, kendi isteğiyle bu memlekete çok partili demokratik hayatı getirip iktidarı bırakmasının ne hikmeti kalırdı?

Meclisin «Hükümeti her vakit murakabe ve ıskat» edebılme yetkisine, Anayasa dışı tertiplerle bu yıl da engel olunursa, Meclis çalışmalarının siyasi hayatımızı gerginlikten, rejim dâvamızı çıkmazdan kurtarması gene mümkün olmayacaktır.

Bunun da sorumluluğu Cumhuriyet Halk Partisine yüklenemez, çünkü C.H.P. Meclis Grupunun istediği, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarının Anayasa hükümlerine uygun olarak yürütülmesinden ibarettir.

Bu kadar haklı ve masum bir isteğe engel olan bir iktidar, ne yaparsa yapsın, ne derse desin, demokrasiyi anlamış ve benimsemiş bir halkoyu karşısında kendini haklı çıkaramaz. 

Dosyalar

1959.11.01.jpg
1959.11.01_B1.jpg
1959.11.01_A.jpg
1959.11.01_B2.jpg
1959.11.01_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“Meclis Açılırken Partilerin Durumu,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 19 Ekim 2019, http://ecevityazilari.org/items/show/1091 ulaşıldı.