İnönü ve Tarih

Başlık: 
İnönü ve Tarih 
Kaynak: 
Ulus, "Günün Işığında", s. 3 
Tarih: 
1958-09-24 
Lokasyon: 
Atatürk Kitaplığı 
Metin: 
GÜNÜN IŞIĞINDA

BÜLENT ECEVİT

İnönü ve tarih

İÇİNDE bulunduğunuz durumda çetin meselelerle karşılaşıp umudunuzu, güvencinizi yitirir gibi oldunuz mu, hayalinizde birkaç yıl ileriye gidip de yaşadığınız güne sanki geçmişin bir parçasıymış gibi bakabilirseniz, görüşünüze açıklık, içinize huzur gelebilir: Gözünüzde büyüyen günlük meselelerin aslında o kadar önemli, çözülmesi o kadar güç olmadığını, hayatın akışı içinde aşılması gerekli birer merhaleden ibaret bulunduğunu anlıyabilirsiniz. O zaman umudunuz, güvenciniz yenilenir, önünüzdeki engeller karşısında davranışınızı tayin etmeniz kolaylaşır ve bastığınız yeri görerek, gittiğiniz yeri bilerek adım atabilirsiniz.

Bunu zaman zaman her denemiş olsak bile gene de çoğumuz, çoğu zaman, günlük görüş, alanımızın dar çerçevesini aşıp, içinde bulunduğumuz durumu öyle birkaç yıl öteden geriye bakarak değerlendiremeyiz.

Öyle sanıyorum ki İnönü bunu kendinde meleke haline getirebilmiş sayılı insanlardan, mutlu kişilerden biridir.

O ne vakit içinde bulunduğumuz durumun bîr izahını yapacak olsa, insan, belki yarım yüzyıl, belki yüzyıl sonra gelmiş olacak bir tarihçinin arzından, yaşadığımız günün Türkiyesindeki siyasal durumu dinlermiş gibi olur. Güçlükler hakkındaki ölçüsü, olaylar hakkındaki yargısı, sanki bizimle aynı günde o güçlüklerle karşıkarşıya, o olaylarla içli dışlı yaşayan bir siyaset adamının değil de, bizden çok sonra yaşıyacak tarafsız ve derin görüşlü bir tarihçinin ölçüsü ve yargısıdır.

Bu meleke İnönü'ye, hâdiselere takaddüm etme, nasıl olsa yer alacak gelişmelerin akıntısında sürüklenecek yerde, o akıntılara, insan gücünün yeteceği nisbette hâkim olma yeteneği vermektedir.. Bu meleke sayesinde o, fırtınalı hâdiseler ortasında, sadece görüş alanı sınırlı gözlerine veya dürbününe güvenmeyen, pusulası ve radarı da olan bir kaptan gîbl kendinden emin, rotasını çizebilmektedir.

Yalnız son birkaç yılda bile İnönü, bu yeteneğinin ne kadar çok belirtilerini vermiştir!

Çok partili demokratik hayata, hâdiselerin zorlamasını beklemeden geçme kararı, en başta gelir.

Çok partili demokratik hayata geçildiğinde irticaın şahlanışı hemen bütün devrimcileri ürküttüğü, umutsuzluğa düşürdüğü vakit, devrimler bakımından tehlike noktasını geride bıraktığımızı, günlük irtica belirtileri karşısında paniğe uğramaz, aşırı bir karamsarlığa kapılıp da mücadele gücümüzü yitirmezsek, demokratik gelişmenin tehlikeli tavizleri içinden devrimleri selâmete çıkarabileceğimizi, bize ilk İnönü temin etmişti.

Nitekim 1957 seçimlerinde, irtica kıpırdanışlarının C.H.P. aleyhine en çok istismar edildiği birçok bölgelerde C.H.P. nin sağladığı başarı İnönü'ye hak verdi.

C.H.P. nin malı mülkü alındığı, hele 1954 seçimlerini Demokrat Parti daha açık bir farkla kazanıp istibdat yolunda kararlı, adımlar atmağa başladığı vakit, birçoklarımızın içine düşer gibi oldukları karamsarlığı gene İnönü dağıtmağa çalışmış, o çetin devrenin, gözümüzde büyüyen bütün engelleriyle. siyasal gelişmemizde aşılması mukadder bir merhaleden ibaret olduğunu, en başta İnönü telkin etmişti.

C.H.P. nin bir 1954'deki bir de 1958'deki durumuna bakmak, İnönü'nün, 4-5 yıl önce içinde bulunduğumuz durumu zamanında ne kadar iyi değerlendirebilmiş olduğunu, o zamanki durumu, daha o zaman, 1958 den geriye bakılınca göründüğü ölçüde ve çerçevede görebilmiş olduğunu anlamağa yeter.

İnönü'nün, bugün içinde bulunduğumuz durum hakkında verdiği yargılar da, hiç şüphesiz, yıllar sonra objektif bir tarihçinin bugüne bakarak vereceği yargılar değerindedir.

«1958 Türkiyesi nüfusunun çoğunluğunu lâtin harflerinden başka yazı bilmeyenler teşkil etmektedir. Eski siyaset adamlarının bu gerçeği unutmamalarını tavsiye ederim. Büsbütün yeni bir Türk cemiyetinin siyaset hayatını idare etmek mesuliyeti bütün siyasi anlayışımıza hâkim olmalıdır.» sözleriyle verdiği öğüt, hiç şüphesiz böyle bir yargıya dayanmaktadır.

Hayatın sürekli akışında, içinde bulunduğumuz durumu, İnönü gibi yıllar öteye gidip oradan geriye bakarak değerlendirebilmek şöyle dursun, yaşadığımız günün değer ölçülerine bile vuramayan, yaşadığımız günün görüş çerçevesi içine bile yerleştiremiyen ancak gerilere, çok gerilere gidip, örneğin İttihat ve Terakki hareketi denemelerinden edindikleri tecrübeleri bugünkü duruma, bugünün Türk halkına uygulamağa, hâdiselere öyle hâkim olmağa kalkışan, yani yaşadığımız güne, 30, 40, 50 yıl sonra yaşıyacak bir tarihçinin değil, ancak 30, 40, 50 yıl önce yaşamış alelâde bîr insanın gözleriyle bakabilen bazı kimseler, hele bir de devlet idare etme sorumluluğunu omuzlarında taşıyorlarsa, böyle öğütlere herkesten çok muhtaçtırlar!

İnönü, tarih yapan insanlardan biridir.

Üstelik kendi yapmakta olduğu tarihi, geleceğe uzanarak, bir objektif tarihçi gözüyle de seyredip değerlendirebilen insandır.

Tarih yapan, üstelik bu tarihi ilerde yaşıyacak bir tarihçi gözüyle de değerlendirebilen bir insanın, hürriyet ve demokrasi mücadelemize, Başbakan Menderesin sözleriyle, «20 yaşında bir genç gibi ön safta» katılması, mücadelede başarıya ulaşacağımıza dair en büyük teminattır.

İnönü'nün 75. inci yaşı bizlere kutlu olsun!
 

Dosyalar

1958.09.24.jpg
1958.09.24_B.jpg
1958.09.24_B.txt

Koleksiyon

Alıntı

“İnönü ve Tarih,” Bülent Ecevit Yazıları 1950-1961, 20 Kasım 2017, http://ecevityazilari.org/items/show/1027 ulaşıldı.